Belhanda: İdolüm Hz. Muhammed

Belhanda: İdolüm Hz. Muhammed

nda

Younes Belhanda, Faslı yeni transfer Galatasaray Dergisi’nin 169. sayısına konuk oldu. B10 başlığıyla dergi sayfalarına taşınan Belhanda’nın verdiği röportajdan öne çıkan soru ve cevaplar dikkat çekti. İşte Galatasaray Dergisi’nde yayınlanan Younes Belhanda röportajı…

Jean-Cristophe Gleyze’nin senin kariyerindeki yeri çok büyük. Seni önce liberoda denemiş.
Benim için antrenörden fazlasıydı. Gelişimimde çok büyük payı vardır. Önce libero olarak başlattı beni ama çok tekniktim. Bendeki tekniğin farkına vardı ve beni daha sonra öne attı. Forma numaraları ile ifade etmem gerekirse önce 5 numara oynadım, sonra sonra 6, ardından 10 numara oldum. Jean-Cristophe Gleyze, 7 yaşından itibaren antrenörüm oldu. Kariyerimdeki yeri çok önemli. Montpellier geçince tam olarak 10 numara oynamaya başladım.

Dönemin Montpellier Başkanı Louis Nicollin, senin için, “Bir ayağında iki Nasri, diğerinde üç Ben Arfa var” gibi bir söz söylemişti o günlerde.
Başkan beni çok seviyordu. Mükemmel bir sezon geçiriyordum. Benim dışımda diğer takımlardaki 10 numaralar konuşuluyordu. O yüzden başkan çıkıp, böyle bir söz söylemişti.

Daha önce Fransa, Ukrayna ve Almanya liglerinde forma giydin. Farklı ligler, hem saha dışı hem saha içi farklı alışkanlıklar demek. Adaptasyon sorununu nasıl aşıyorsun?
Normalde saha içine çok çabuk adapte olan bir oyuncuyum. Gittiğim takımlarda karakterimden dolayı bir adaptasyon sorunu yaşamadım.

Birkaç yıl önce sana tek kelimeyle, “İstanbul ya da Galatasaray” desem aklına neler gelirdi?
Türkiye’den teklif almak benim için çok yeni değil. Daha önce de teklif almıştım. Türkiye bilinen bir futbol ülkesi… Galatasaray da Avrupa’nın güçlü ekiplerinden, devamlı şampiyon olan bir takım… Her dönem çok büyük oyuncular yer aldı Galatasaray’da… Ne zaman o teklif Galatasaray’dan geldi, hiç düşünmeden kabul ettim.

Galatasaray bu sezon kadrosunda önemli değişikliklere gitti, yeni bir takım diyebiliriz. Sen de bu yeni takımın en önemli pozisyonlarından bir tanesinde görev alıyorsun. Beklenti büyük, bu durum üzerinde baskı yaratıyor mu?
Doğrusu, taraftar ve basın ya da diğer unsurlar üzerimde baskı yaratamaz. En azından ben dış etkenlerin baskısını hissetmem. “Daha iyi oynamalıyım” diye ben kendi üzerimde baskı yaratırım.