İstanbul’da, Silivri merkezli 26 Eylül’de gerçekleşen 5.8’lik deprem sonrasında zorunlu deprem sigortası için talep patlaması yaşanıyor. Deprem sonrasında sadece bir hafta içerisinde günlük deprem sigortası poliçesi satışında yüzde 70’e yakın artış oldu.
İstanbul’da, Silivri açıklarında 26 Eylül 2019’da gerçekleşen 5.8’lik deprem sonrası zorunlu deprem sigortasına talep patlaması oldu. Yaşanan deprem sonrasında sadece bir hafta içerisinde günlük deprem sigortası poliçesi satışında yüzde 70’e yakın artış oldu. 1999’da yaşanan Marmara Depreminin hemen arkasından Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) kuruldu ve zorunlu deprem sigortası uygulaması yapılmaya başlandı. Amaç, depremin yıktığı ekonomik kaybın sigorta sistemi aracılığı ile azaltılmasıydı. Ne kadarda adında ‘zorunlu’ geçse de deprem sigortası bir türlü zorunlu hale getirilemedi. Uzun seneler sadece tapu işlemlerinde zorunlu oldu. Uygulama üzerinden 12 sene sonra çıkan Afet Sigortaları Yasası ile deprem sigortası; yeni elektrik ve su aboneliklerinde de zorunlu hale getirildi. Bugün için DASK; tapu işlemlerinde, bankadan kredi ile konut alımında, elektrik ve su aboneliklerinde zorunlu olarak yaptırılıyor. Ancak yine de tam zorunlu sayılmaz, çünkü zorunluluk hali bitip de poliçenin bir yıl sonra yenilenmesi geldiğinde isteyen yaptırır, istemeyen yaptırmaz. Bu konuda herhangi bir denetim ya da yaptırım yok.
Adı zorunlu ama
Bu zaman gelindiğinde ise Türkiye’de sigortalanabilir 17.6 milyon konuttan 9.3 milyonunun deprem sigortası var. Bu da konutların yüzde 53’e yakınının depreme karşı sigortalı olduğunu gösteriyor ki, İstanbul depremi öncesi bu oran ise yüzde 50’nin biraz üstündeydi. Şu bilgiyi de vereyim, deprem bilinci ile düzenli ve sürekli DASK yaptıranların oranı sadece yüzde 5 civarında. Bu da şu anlama geliyor, kimileri zorunluluk nedeniyle poliçe yaptırıyor sonrasında yenilemiyor, kimileri de sigorta yaptırıyor ama bakıyor ki deprem olmuyor, ‘boşuna para ödüyorum’ deyip, devam ettirmiyor.
Sigortalar panikle yapılıyor
Şurası bir gerçek, korku ve panik yaratan her deprem sonrasında DASK’a ciddi bir talep patlaması oluyor. İstanbul Silivri’de, 26 Eylül’de, gerçekleşen 5.8’lik deprem sonrası da aynısı yaşandı. Deprem sonrasında poliçe satışında yüzde 70 artış ve sadece bir haftada İstanbul’da 350 bin konut zorunlu deprem sigortası yaptırdı. Böylece Marmara bölgesinde sigortalanabilir 6 milyon konutun 3.8 milyonu sigortalanmış oldu ve bölgede sigortalılık oranı yüzde 65’e çıktı. İstanbul’da ise sigortalanabilir 3.6 milyon konuttan 2.3 milyonu sigortalandı ve konutların yüzde 64.7’si depreme karşı sigorta koruması satın aldı.
Hasar ihbarları 7 bini geçti
26 Eylül İstanbul Silivri depreminden sonra DASK’a 7 binin üzerinde de hasar ihbarı geldi. Eksperler hasarlı binaları tek tek inceliyor, incelemeler halen devam ediyor. Uzmanlar ile konuşuldu, ‘hasarlı binalarda durum nedir’ diye. Ağır hasarların olmadığını söylüyorlar. Hatta bir tespitte daha bulunuyorlar tespit ettikleri hasarlar deprem hasarı değil, yapısal hasarlar. Bu ne anlama geliyor. Binanın çürük olduğu ve taşıyıcı kolonlarında ya duvarlarındaki çatlak veya dökülmelerin depremde değil öncesinde meydana geldiği ama fark edilmediği ya da önemsenmediği demek oluyor.











