Şehirlerin geleceğini değiştirecek imar planları geliyor

Şehirlerin geleceğini değiştirecek imar planları geliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınce hazırlanan ve bundan sonra şehirlerin geleceğini değiştirecek imar planları değişiklik teklifleri bugün mecliste görüşülmeye başlanacak. Uzun bir zamandır gündemde olan yatay-dikey mimari konularında da kökten ve net bir düzenleme getirecek bu teklifler şu başlıklar altında olacak:

Yükseklik konusunda serbestlik tamamen bitecek

Yüksek katlı yapılarda sınır konulacak. Bundan sonra artık inşaat planlarında “yükseklik serbest” tanımı olmayacak. Meclise gelen teklifin yasallaşması ile artık binalarda yapılacak olan kat sayısına inşaat firmaları karar veremeyecekler. İnşaatta kat yükseklik sınırlarını belediye meclisleri belirleyecekler. Mevcuttaki yapılarda daha önce inşa edilmiş binaların ortalama yükseklikleri alınarak yeni binaların yapılacağı yerleşim alanlarında yükseklikleri 5 kat ile sınırlandırılacak. İmar planları 7 temmuz 2021 yılına kadar bu şekilde düzenlenmesi gerekecek, yoksa ruhsat verilmeyecek.

Planlarda artık ada bazlı olacak

Kişiye özel olan planlar kalkıyor. Artık planlar parsel bazlı değil de, ada bazlı olacak. Kişi ve kurumların taleplerine göre planlamalar yapılamayacak.

Değer artışlarıı kamuya ait olacak

Yeni yapılan planlamalar ile ortaya çıkacak olan değer artışı kişilerin ya da kurumların değil de, kamunun olacak. Ve ayrıca da tüm hak sahiplerinin onayı ile imar planı değilikliği yapılabilecek. örnek olarak değeri 10 lira ama bir yapıda plan değişikliği ile 30 olduysa 20 lirası kamu kasasına aktarılacak. Bu değer artışı ise, Hazine, Bakanlık, büyükşehir ve ilçe belediyesi arasında paylaşılacak.

Cezalar ise her ilde farklı olacak

Şimdiki sistemde kaçak yapılan yapılara tek bir tarife üzerinden ceza veriliyor fakat şehirlerde arsa değerleri oldukça farklılık gösteriyor. Meclise sunulan kanun teklifinde adil ceza uygulaması adına da bir madde yer alıyor. Yeni yasa teklifi ile arsa emlak değerleri esas alınacak adil bir sisteme geçilmiş olacak. Örnek olrarak, 500 metrekare arsada ruhsatsız olarak inşa edilen iki katlı 250 metrekare müstakil bir kaçak yapılaşmada Bayburt ilimizda 14 bin lira civarında bir ceza kesilirken, Ankara ilimiz Çayyolu’nda 110 bin lira, İstanbul ilimiz Beykoz’da 45 bin lira, İstanbul Maslak’ta ,se 1 milyon 360 bin lira ceza kesilecek.

Konutu güçlendirme hakkı 

İmar Barışı için başvuru yapanın binasını güçlendirme yapmak isteyenler için bir düzenleme yapılıyor. İmar Barışına başvurup Yapı Kayıt Belgesi alanlar, yapı denetim firmalarının kontrolünde güçlendirme yapabilecekler.

Vatandaşlar hak kaybı yaşamadan belediyeden güçlendirme ruhsatı alabilecekler. Şu an bulunan 7 katlı bir yapuda güçlendirme ruhsatı istediğinde belediye 5 kata kadar binada işlem yapımına izin veriyordu. Şimdi bu tip yapılarda depreme güvenli hale gelecek.

Kaçak yapılar ile mücadelede daha etkin olunacak

Geçtiğimiz sene 20120’da Muğla Bodrum’da başlayan, Marmaris ve Fethiye ile daha da genişleyen ve diğer illerimize de yayılan kaçak yapı mücadelesinde daha etkin bir yol takip edilecek. Yeni tasarıya göre, kaçak yapıları satış ve kiralamada engellemek için tapularında şerh konulacak. Kaçak yapılar ilgili idarece yıkılmama halinde, bakanlık yıkımı yapacak. Ve yıkım maliyetinin yüzde 100’ünü idareden tahsil edecek.

Kendi evini yapan harç ödemeyecek

İskân Kanununda vatandaş kendi iş gücü ve parasıyla yaptığı konutlarda harç ödemeyecek. Her izin ve hizmet bedelinin ilgili idarelerce alınmayacağına ilişkin düzenlemeler yapılacak.

Mülkiyet hakkında koruma

İmar planları ve imar planlarına dayanılarak yapılan uygulama işlemleriyle mülkiyet hakkına ilişkin idarelerce düzenlemeler yapıldığından bu tür işlemlere karşı açılan davaların uzun sürede sonuçlanması; en temel haklardan olan mülkiyet hakkını zedeliyor. Bu durumda, söz konusu davaların hızlı bir şekilde sonuçlandırılması için ivedi yargılama usulüne tabi olması düzenlenecek.

Köylü hayatı korunacak

Köy olarak kullanıldığı belli olan fakat 1992’de yapılan düzenlemeyle kıyı kanunu genelinde kalan yapılarda korunması ve oradaki hayatın devamlılığının zorlaştığı biliniyor. Bu nedenle, Kıyı Kanununda yapılacak düzenlemeyle 1992’den önce yapılmış köy yerleşme alanlarının sahil şeridinde kalan kesimlerinin köy hayatının ve yöreye özgü dokunun devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla bu alanlardaki mevcut yapıların yöreye özgü mimariye uygun olarak cephe onarımının veya değişikliğinin, can ve mal kaybının önlenebilmesi için güçlendirilmesinin yapılabilmesininde önü açılmış olacak.