7. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi gayrimenkul sektöründe ekonomik boyutu masaya yatırdı

7. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi gayrimenkul sektöründe ekonomik boyutu masaya yatırdı

Türkiye’de gayrimenkul sektörünün ekonomik boyutu hakkında düzenlenen 7. Gayrimenkulde Liderler Zirvesin 29 Kasım 2018’de gerçekleştirildi. Gartimenkül sektörünün önde gelen firmalarının ve isimlerinin katıldığı 7. Gayrimenkulde Liderler zirvesinde açılış konuşmasını İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım yaptı.

İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım konuşmasında: ‘Konut daire almak için ihtiyacınız ve birikiminiz varsa yarını beklemeden mutlaka alın. Bu fiyat ve bu lokasyondaki bu konutu bulamayacaksınız, başkası alacak. Konut almanın zamanı mı? Tarihinde böyle bir zaman görmedim’  TSPB Başkanı Erhan Topaç:- “Ürün çeşitliliği açısından sorunumuz yok. Ama gayrimenkul sektörünün büyüklüğüne göre sermaye piyasası yoluyla aldıkları finansman düşük. Bunun uzun dönemde çok artması gerekli”

Yapı ruhsatlarında yüzde 60 azalma var 

7. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi’nde konuşma yapan Nazmi Durbakayım, inşaat ruhsatlarının yüzde 60 azaldığını önümüzdeki dönemde yeni yapılarda konut fiyatlarının artacağını ifade etti. Gayrimenkul Sektörünün bu sıkıntılı zamanda büyük bir fedakârlıkla işlerine devam ettiğini belirtti.

Durbakayım, inşaat malzeme fiyatlarındaki artışın gelecek günlerde gayrimenkul fiyatlarına da yansıyacağını aktararak, “Bugün ruhsatlar yüzde 60 azaldı yani yeni ürün çıkmıyor. Eski fiyatlarla bu ürünler arz ediliyor. Ancak önümüzdeki günlerde, yeni yapılanlarda bunu yapmak mümkün değil.” diye konuştu.

Nazmi Durbakayım, konuşmasında şu değerlendirmeleri yaptı:

“Konut almak için ihtiyacınız ve birikiminiz varsa yarını beklemeyin. Bu fiyatta, bu lokasyondaki konutu bulamayacaksınız, başkası alacak. Konut almanın zamanı mı? Tarihinde böyle bir zaman görmedim. Ne yapıp edip gayrimenkul almalılar. 2001’de bunu yaşadık, dibe oturmuştu. Sonra fiyatların artışı füze gibi çıktı. Önümüzdeki günlerde bunları yaşayacağız. Bu, pazarlamak için bir mesaj değil. Halkımızın ihtiyacı var. 5 milyon riskli yapı ve bu kadar konuta ihtiyaç varken bu imkânlardan faydalanmak lazım. Bir dönem, dairesini satıp parasını faize yatıranların o dairelerin karşısına geçip ağladığını gördük. Onları tekrar geri alamadılar. Faiz bugün düşme eğiliminde, düşecek. Ama aradaki aldıkları, gayrimenkule yetişmeyecek.”

Çok kalabalık olmayan, nüfusu 250-300 bini geçmeyen şehirler yapılması gerektiğine işaret eden Durbakayım, “80 milyonun 20 milyonu İstanbul’da. Dikey yapılaştık. Sosyal mekânları çok abartılı, masraflı yaptık.” dedi.

“Gayrimenkul herkes için farklı anlamlara geliyor. Kimisi için barınma ihtiyacı, kimi için yatırım, kimisi için bir statü konusu, dolayısıyla gayrimenkul toplumumuzda çok büyük yeri olan ve olmazsa olmaz bir sektör. Ancak şöyle bir deyim var; insanlar sevdiklerini göklere çıkartırmış ondan sonra da yerlere vururmuş. Şimdi gayrimenkulü de biz zaman oluyor göklere çıkartıyoruz ki geçtiğimiz dönem gayrimenkul en tepelerdeydi şimdi de gayrimenkulü yerlere vuruyoruz. Ancak hiçbir sektör bu kadar aleyhinde birtakım dedikodular üretilip de bu şekilde sağlam ayakta kalamaz.”

‘İnsanlarımız dövizden, faizden, borsadan kazandığı paraları da  sonunda gayrimenkule yatırıyor”

“Gayrimenkul tamamen toprağa bağlı, tapuya bağlı, araziye bağlı bir sektör, orada gelişiyor, bunun kaybı diye bir şey söz konusu değil. Ekonomik boyutuna geldiği vakit de geniş uzun devreleri aldığımızda daima kazandırmıştır çünkü insanımız bugün dövizle, altınla hatta borsayla yaptıkları yatırımı daha sonra gayrimenkulde değerlendirmek için yapıyor, geçici enstrümanlar bunlar, gayrimenkul ise sürekli olan hiç bir zaman kaybolmayan ve miras olarak kalan bir yatırım.”

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı Erhan Topaç da gayrimenkul sektörünün; insanların yaşam kalitesi, ülke ekonomisi ve sermaye piyasaları açısından çok önemli olduğunu vurguladı.

Topaç, ülkede gayrimenkul finansmanına yönelik çok sayıda sermaye piyasası ürünü bulunduğunu ifade ederek, “Kullanılmayan da birçok ürün var. Ürün çeşitliliği açısından sorunumuz yok. Ama gayrimenkul sektörünün büyüklüğüne göre sermaye piyasası yoluyla aldıkları finansman düşük. Bunun uzun dönemde çok artması gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Finansmanın düşük olmasının; yatırımcıların gayrimenkule direkt yatırım yapmayı sevmesi, sermaye piyasasının yeterince derin olmaması ve ihraç edilen ürünleri yeterince tanımaması nedeniyle gerçekleştiğini aktaran Topaç, dünyada sermaye piyasaları içindeki gayrimenkullere yönelik çıkan düzenlemelerin Türkiye için de önem arz ettiğini ve TSPB olarak bu konuda çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Topaç, TSPB olarak her zaman gayrimenkul sektörünün yanında olduklarını belirterek, “Birlik olarak elimizden gelen her türlü desteği veririz.” dedi.

“Ekonomimize ve sektörümüze güvenimiz tam”

Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya ise sektör için gerçekleştirilen teşviklere işaret ederek, “En son KDV ve tapuda yapılan indirim oranlarının devamı sektör adına çok önemliydi. Şu an yüzde 8 seviyesinde tutulan KDV oranları başta konut alıcıları, devamında ise sektör temsilcileri olarak bizler için büyük önem arz ediyor.” diye konuştu.

Bu oranların gelecek dönemde de devam etmesinin nihai tüketiciler ve sektörün hareketliliği anlamında önemli olduğunu vurgulayan Çetinsaya, şunları kaydetti:

“Ayrıca, yabancılara sunulan 250 bin dolar yatırımla vatandaşlık hakkı verilmesi, yabancıya konut satışında gözle görülür bir artışı beraberinde getirdi. Gayrimenkul sektörünün canlılığını sürdürmeye yönelik yapılan bu gibi çalışmaların kısa zamandaki etkilerini hep birlikte görüyoruz. Yukarı yönlü hareket kazanan sektörümüzde ilk 10 ay içinde yaklaşık 1 milyon 150 bin konut satışı gerçekleşti. Bu ve buna benzer adımlarla sektörün geçtiğimiz seneki konut satış adetlerini yakalayacağına inanıyoruz. Sağlanan desteklerle hem ekonominin çarklarının dönmesi hem de inşaat sektöründe büyümenin devamı sağlanmış oldu.”

Çetinsaya, devletin sektöre verdiği desteklerin, daralan ekonomiye katkı sağladığı gibi kısa zamanda hem konut alıcısına hem de konut üreticisine ciddi fayda oluşturacağını ifade ederek, “Bu tip uygulamaları sadece sektör açısından değerlendirmemek gerekir. Ülke ekonomisinin daha da güçlenmesi için her sektörde buna benzer adımlar atılmalıdır. Öte yandan son dönemde inşaattaki maliyet artışları sektörün ana problemlerinin başında geliyor. Döviz kurlarındaki hareketlilik bir taraftan maliyetleri yükseltirken, konut kredi faiz oranları da müteahhit firmaların yükünü arttırmaktadır.”

Türkiye’de gayrimenkul sektörünün önünün açık olduğunu vurgulayan Çetinsaya, şu değerlendirmelerde bulundu:

“En başta ülke genelinde nitelikli konuta olan ihtiyaç, sektörü hareketli tutacak bir seviyede. Ülkemizde bir yatırım aracı olarak görülen konut alımı, aynı zamanda yabancı yatırımcılar açısından da birçok avantaja sahip. Bu anlamda sektörün temsilcileri olarak bizlere de uzun yıllar daha bu alanda faaliyet göstermek düşüyor. Ekonomimize ve sektörümüze güvenimiz tam. Bu anlamda sektördeki yatırımlarımıza ara vermeden devam ediyoruz ve yeni projelerimiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

“KİPTAŞ olarak mahalle kültürünü artırmayı düşünüyoruz”

KİPTAŞ Genel Müdür Müşaviri Fatih Ceylan, KİPTAŞ’ın sermayesinin; yapmış olduğu iş ve halkın güveni olduğunu söyledi.

KİPTAŞ olarak mahalle kültürünü artırmayı düşündüklerini belirten Ceylan, doların artışına göre düzenleme yapmadıklarını ve bu dönemde de birçok kampanya uyguladıklarını bildirdi.

Forum İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sur da faiz gelirinin, gayrimenkulün 6 ay-1 yıl sonraki yükselişine yetişemeyeceğini belirterek, yabancıların gayrimenkul alımlarının artarak sürmesini beklediğini kaydetti.

“Yeni projelerde bu fiyatların bulunması hayal bile değil”

Piyasada 1,5 milyona yakın konut stoku olduğunu anımsatan Baysal; “bu stoktan dolayı doğru fiyatlama yapılamıyor, bugün aslında bu stok hiç olmasa, bugünkü konut satış fiyatlarının metrekare değerlerinin en az yüzde 30-40 arttığını göreceksiniz çünkü inşaat maliyetleri bunu gerektiriyor. İnşaat maliyetlerini şu anda kimse yansıtamıyor, tefe tüfe arasında çok ciddi bir fark var, inşaat malzemecileri bu artışları önümüzdeki dönemlerde yavaş yavaş fiyatlarına yansıtacak. Bu fiyatlar da yeni projelerde doğrudan inşaat maliyetlerine yansıyacağı için bundan sonra yapılacak yeni projelerde bu fiyatların bir daha bulunması hayal bile değil.” dedi.