Kentsel dönüşümün avantajları nelerdir?

Son yıllarda yaşanan depremler, inşaat yapan mühendisleri, müteahhitleri ve bu konuda uzman olan tüm akademisyenleri belli çözümler almaya itmiştir. Örneğin 1999 depremi sonrasında zorunluk deprem sigortası kanunlarda yerini almış, binaların yapımında zorlayıcı tedbirler ve depreme dayanıklılık ön plana alınmıştır. Kentsel dönüşüm de, bir yandan çarpık kentleşme yerine düzenli bir kentleşme için, öte yandan hayati bir önlem olması açısından uygun görülmüştür. 1950’li yıllardan günümüze kadar geçen süreçte, ülkemiz hızlı bir kentleşme deneyimi yaşamıştır. Yaşanan hızlı kentleşmenin sonucunda herhangi bir planlamanın olmadığı gecekondu mahalleleri ortaya çıkmıştır. Gecekondu mahallelerinin çağdaş şehircilik ilkelerine göre düzenlenmesi gerekliliği kentsel dönüşümü zorunlu hale getirmiştir. 1999 İstanbul depremi bu zorunluluğu tekrar kamuoyu gündemine taşımıştır. 2012 yılında kabul edilen 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun  kentsel  dönüşüm  tartışmalarını alevlendirmiştir. Bu yazımızda sizlerle kentsel dönüşümün şehirlere sağladığı avantajların yanı sıra, kentleşme üzerine etkisinden de bahsedeceğiz…

Kentsel Dönüşümün Faydaları Nelerdir?

Kentsel dönüşüm kararı alındıktan sonra birçok proje hayata geçirildi. İnsanlar hem daha dayanıklı evlerde oturmaya başladılar, hem de daha düzgün ve huzurlu bir kent görünümü oluşmaya başladı. Kentsel dönüşüm ile doğal bir afet sonucunda meydana gelebilecek kayıplar minimum düzeye çekilmiş oldu. Tabi ki böyle bir afete karşı yüzde yüz başarı sağlayabileceğimiz binalar tasarlamak hayal olur. Çünkü afetin büyüklüğü arttıkça binanın dayanıklı olmasının da bir anlamı kalmamış oluyor. Fakat buna rağmen hiç önlem almamak, sağlam yapılar bina etmek varken, eski köhnemiş projelere devam etmek de olmazdı. Aslında çok geç kalınmış bir proje olmasına rağmen, kentsel bir dönüşüm olayına bir şekilde başlanmış olması, şehirlerin bir nebze de olsa kendilerini toparlamalarına fırsat olmuş oldu.

Kısaca toparlayacak olursak;
* Çok eski binalar kentsel dönüşüm vesilesiyle yıkılıp, deprem yönetmeliğine uygun olarak yeniden inşa edilmiş oluyor. Böylece bu binalarda yaşayan kişiler, deprem ve benzeri afetlerde en az riskle karşılaşmış oluyorlar, belki de hiçbir risk altında kalmamış oluyorlar.
* Yeni inşaatlar eski evlerin fiyatlarını en az 1.5 kat daha arttırmış oluyor. Yani 200bin lira olan bir ev en az 300bin lira gibi bir değere çıkmış oluyor. Hem sağlam hem de daha değerli bir eve sahip olmayı kim istemez?
* Kentin mimarisini bozan çarpık yapılaşma, İstanbul gibi önemli bir metropol şehrinde fazlasıyla rahatsız edici olarak karşılanmaktadır. Kentsel dönüşüm vasıtasıyla bu görsel kirlilik yok ediliyor ve şehrin silueti düzeltilmiş oluyor.

Birçok kişi kentsel dönüşüm ile ilgili yeterince bilgi sahibi değil. İletişimin ışık hızında seyrettiği bir çağda kentsel dönüşüm gibi önemli olan bir konu hakkında hala toplumumuzun büyük bir bölümünün fikir sahibi olamamış olmasının en büyük sorumlusu, bu konuda yetkili olan devlet görevlileridir. Devletimiz kentsel dönüşümü halka iyi anlatırsa, daha başarılı olacaktır. İnsanlar kentsel dönüşüm devam ederken, bir süre nerede yaşayacaklarını bilemiyorlar. Aslında devletimiz bu konuda da vatandaşlarına çok çok sayıda kolaylık sağlıyor. Evleri yapım safhasında olan kişilere yaşadıkları bölümlerin şartları düşünülerek her ay kira yardımında bulunuluyor. Bu kira yardımı 1 buçuk yıl sürüyor ve 300 ila 700 TL arasında değişiyor. Devlet kentsel dönüşüme katılan vatandaşlara aylık yüzde 0.35 ile yüzde 0.45 faiz oranları çerçevesinde 100 bin TL kentsel dönüşüm kredisi de veriyor. Ek olarak konut yapımı bitene kadar bazı koşullarda konut vergisi gibi durumlardan muaf tutulan vatandaş, evi tekrar yapıldığı zaman ise eskiye nazaran çok çok değerli bir duruma gelmiş oluyor.

    Leave a Reply

    Your email address will not be published.*

    WordPress spam blocked by CleanTalk.