Home / Gündem

Gündem

Mahalleler Nefes Alacak

Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur ve Kentsel Strateji Kurucusu A. Faruk Göksu tarafından hayata geçirilen “Vizyon Atölyesi” kapsamında, 17 Ağustos Büyük Marmara Depremi’ne özel bir program geliştirildi. Depremin 18’inci yıldönümünde geliştirilen “Kentsel Bulmaca” ile mahallelerde park, kültür ve ibadet merkezleri gibi kamusal alanlar yaratılması hedefleniyor.

Kentlerin geleceğini kurgulamak amacıyla kurulan Vizyon Atölyesi; ‘vizyon’, ‘tasarım’ ve ‘sosyal etki’ temalarına ilave olarak, 2017 yılında odaklanılan ‘kamusal alan’ teması ile 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 18’inci yılında “Kentsel Bulmaca” programını kamuoyu ile paylaşıyor.

Yapı ve yaşam riski bulunan mahallelerde kamusal alan yaratmak ve artırmak amacıyla geliştirilen “Kentsel Bulmaca” programı, başta açık alan ve park olmak üzere kültür, sağlık ve ibadet alanlarının yaratılmasını amaçlıyor.

4 Mahalle 4 Öneri

“Kentsel Bulmaca” programı için Sultangazi, Küçükçekmece, Kartal ve Bahçelievlerilçelerinden 1kmx1km’lik yani 100 ha’lık çerçeve içinde, kamusal alan yaratma kapasitesi test edilerek kamusal alan ve yapıların yeniden dağılımı için planlar hazırlandı.

Üniversiteler, belediyeler, planlama ve tasarım ofisleri ile mahallelilerden oluşan katılımcılar, maket üzerinde fikir tartışması yaparak kamusal alan yaratma senaryoları geliştirirken, daha sonra seçilen örnek mahalle için kamusal alan dağılım şemaları üretildi.

Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur, şehirlerin ve özellikle İstanbul’un yaşanabilir olması için her mahalleye ayrı bir plan yapılması gerekiğini belirterek, “Kentsel Bulmaca aslında bunu amaçlıyor. Aksi takdirde plansız bir imar anlayışı ile sadece aynı bölgede daha fazla nüfusun yaşamasının önü açılır. Bu da İstanbul’un zaten yoğun olan nüfusunu artırmaktan ve hayatı daha az yaşanabilir kılmaktan başka bir işe yaramaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Kentsel Strateji Kurucusu A. Faruk Göksu ise “Kentlerimizi yeniden düşünmek söylemi’ ile 17 Ağustos 2013 tarihinde, Büyük Marmara Depreminin 14. yılında başlattığımız bu hareket, depremin 18.yılında; yaptığı çalışmalarla Anadolu’ya yayılmış, 600’ün üstünde tasarımcısı ile gündem oluşturmuştur. Kentsel Bulmaca da bunun son örneği oldu.” ifadelerini kullandı.

3 adımda hazırlanan “Kentsel Bulmaca” rehberinde;

1. Adımda; Anlama bölümünde çalışma alanı, sayılar ve yerleşim dokuları ile analiz edildi.

2. Adımda; Planlama bölümünde ise kamusal alanların dağılımı için Eşitlik, Etkileşim ve Erişim temel temaları belirlendi.

3. Adımda; Tasarım bölümünde, yaratılan kamusal alanların tasarım ilkeleri çıkarıldı ve örnek tasarımlar yapıldı.

200’ün üzerinde katılımcının yer aldığı programda, katılımcıların yüzde 70’ini çeşitli üniversitelerin planlama ve tasarım öğrencileri oluştururken, yüzde 10’unun tasarım ofisleri, yüzde 20’sinin ise belediyede çalışan yönetici ve uzmanlardan oluştuğu belirtiliyor.

“Kentsel Bulmaca” programından elde edilen deneyim, mahalle ölçeğinde kentsel dönüşüm projeleri için yeni tasarım ilkelerinin ortaya çıkarılması ve yeni ekonomik modellerin geliştirilmesinde önemli rol oynayacak.

Kentsel Vizyon 5 Yaşında

17 Ağustos 2013 yılında kurulan Kentsel Vizyon, tasarım, sosyal etki ve kamusal alan temaları dikkate alarak geliştirildi. Özellikle kent gündeminde yer alan ve acil çözüm gerektiren sorunlar önceliğe alındı.

  • 81Kent81Vizyon programı ile tüm kentlerin “Vizyon Planları” hazırlanarak planlar merkezi ve yerel yönetimler ile üniversitelerle paylaşıldı.

  • Kağıthane Mahalle Rehberi ile Kağıthane Belediye yönetimi ile işbirliği mahalle ölçeğinde kentsel dönüşüm tasarım ilkeleri hazırlandı.

  • Edirne Kent Modeli çalışması ile Edirne’nin gelecek stratejileri, Edirne Valiliği ve Edirne Belediyesi ile birlikte hazırlanarak program ve proje önerileri geliştirildi.

  • 39Kent1İstanbul programı ile İstanbul’un tüm ilçelerinin kimlik kartları hazırlanarak öneri gelişim strateji şemaları tasarlandı.

  • On Proje Onlarca Etki programı ile İstanbul’da 10 kentsel dönüşüm ve yenileme projelerindeki olumsuz etkiler incelendi.

  • Sosyal etki Değerlendirme Rehberi hazırlandı ve kamuoyu ile paylaşıldı.

  • Seyrantepe Sanayi Sosyal Etki Değerlendirmesi (SED) raporu hazırlandı.

  • Yeşil Yol Projesi, İstanbul’un deprem riskini minimize etmek için gerekli açık alan yaratılması ve deprem odaklı dönüşüm modeli geliştirmek üzere hazırlandı.

  • Kentsel Bulmaca programı, mahalle ölçeğinde kamusal alan yaratma ve yerel odaklı dönüşüm modelinin test edilmesi için hazırlandı.

Depremin tek çaresi kentsel dönüşüm

17 Ağustos 1999 Marmara depreminin yıl dönümüne ilişkin açıklamalarda bulunan Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören, Depremin tek çaresinin kentsel dönüşüm olduğunu söyledi.

Öngören, kentsel dönüşümde dört yıllık bir deneyimle Devlet tarafından tüm hazırlıkların yapıldığını ve Eylül’den itibaren yeni yaklaşım ve modellerle kentsel dönüşümün çok hızlanacağını; 2018 yılının kentsel dönüşüm yılı olacağını belirtti.

Kentsel Dönüşüm ve Hukuk Platformu Başkanı Prof. Dr. Gürsel Öngören 1999 depreminde 15 bin kişinin öldüğünü, 24 bin kişinin yaralandığını ve sakat kaldığını hatırlattı. 90 bin konut – işyerinin yıkıldığını veya hasarlandığını, depremin ülke ekonomisine 15 milyar dolarlık bir zararı olduğunu, ekonominin bir yıl içerisinde yüzde 10 küçüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Öngören “17 Ağustos 1999’da kötü bir sınav verdik ama beş yıl içinde bu dersi geçeriz ” dedi.

2012 yılı sonunda başlayan “deprem odaklı kentsel dönüşüm” çalışmalarında kamu ve özel sektör işbirliğiyle toplumda olumlu bir algı oluşturulduğunu söyleyen Prof. Dr. Öngören, “Kentsel dönüşümle depremde can ve mal güvenliğini sağlamanın yanı sıra

devraldığımız doğayı daha iyi bırakabileceğimiz; düzenli, sağlıklı, yeşil ve güzel şehirler yaratabileceğimiz bir fırsat oluştu” dedi.

Bir taşla iki kuş: Bina dönüşümü yerine mahalle bazlı dönüşüm.

Prof. Dr. Öngören; riskli binaları tek tek dönüştürmenin yerine etap etap mahalle bazlı ve riskli alanlarda yapılan dönüşüm çalışmalarıyla, bir yanda evleri yenilenirken diğer yanda yeşil alanları, spor salonları, bisiklet yolları, meydanları, sosyal ve kültürel yapıları ile içinde insanların mutlu olduğu mahalleler, semtler oluşacağını; yeni şehircilik anlayışıyla konut alanlarının yanına iş merkezleri ile teknoloji merkezlerinin yapılmasıyla halkın yaşadığı yerde çalışmasıyla ulaşım sorununun çözüleceğini; 50 yıllık kötü yönetim birikimiyle oluşan çarpık kentleşmenin de ortadan kalkacağını sözlerine ekledi.

Öngören, özel iletişim vergisi ve DASK paralarının kullanılmasını öneriyor.

Yaklaşık yedi milyon konutun ve işyerinin yenileneceği kentsel dönüşümde finansman zorluğu olmadığını düşünen Platform Başkanı Öngören’e göre; bu mali kaynaklar Devlet, vatandaş ve gayrimenkul sektörü işbirliği ile hazırlanır. Devlet açısından vatandaşın can güvenliği en önemli konudur, Devletimiz bunun bilincindedir; halkımız evlatlarının canı için ya biraz borçlanarak veya m2 tartışmasını bir tarafa bırakarak gerekli fedakarlığı yapacaktır; Gayrimenkul ve İnşaat Sektörü ise kentsel dönüşümün bir seferberlik olduğunun bilincinde olup, bu iş yapma yöntemine alışmıştır. Bu sebeple toplumun her kesimi “feda”ya hazırdır.

Özellikle 1999’daki Deprem zararları için getirilen “özel iletişim vergisi” ve “zorunlu deprem sigortası (DASK)” paralarının genel giderlerin finansmanı yerine bu yıldan itibaren kentsel dönüşüm için kullanılması gerektiğine şahsen inandığını işaret eden, Prof. Dr. Öngören şunları söyledi: “Siyaset ve ekonomi öncelikler belirleme işidir. Deprem ve can güvenliği için binaların ve şehirlerin yenilenmesi kanaatimce en öncelikli konudur. İnsanın canı tehlikede ise, yolların, eğitimin, elektriğin, işinin önemi kalmaz. Bu yüzden ülkenin mali kaynaklarının deprem öncelikli olarak kullanılacağına inancımız tamdır. Evet, Depremi önleyemeyiz, ama deprem amaçlı getirilen vergi ve sigorta primleri ile depreme konu gayrimenkulden toplanan kaynakların kentsel dönüşümde kullanılmasıyla binalarımızı hızla yenileyip, sevdiklerimizi ve ülkemizi depremin zararlarından koruyabiliriz.”

2018 kentsel dönüşüm yılı olacak.

Yıl içinde yapılan “Şehircilik Şura”sında belirlenen ilkeler doğrultusunda, kentsel dönüşüm ve sağlıklı şehirler oluşturma konusunda Devlet’in tüm kuralları Eylül’den itibaren değiştireceğini söyleyen Profesör Öngören; Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Mehmet Özhaseki’nin açıklamalarıyla teyit edildiği üzere dönüşümün mali yükünün ağırlıklı olarak Devlet tarafından üstlenileceğini, Devletin parasal kaynakları belirlediğini, yeni yaklaşım ve modellerle 2018 yılının kentsel dönüşüm yılı olacağını ekledi. Öngören son olarak ; Sayın Cumhurbaşkanımızın arzusuyla yapılan “Şehircilik Şurası” Raporu ile kentsel dönüşümde yeni yaklaşım ve modellerin yakında Devletimizin en üst düzey yetkilileri tarafından kamuoyuna açıklanacağını beklediğini de belirtti.

Şefik Tüzün: Konut alırken beton kalitesine dikkat edilmeli

17 AĞUSTOS’UN YIL DÖNÜMÜNDE UZMANLARDAN UYARI “DEPREM RİSKİNE KARŞI KONUT ALIRKEN BETON KALİTESİNE DİKKAT EDİLMELİ ”

TÜİK tarafından son açıklanan verilere göre, 2017 yılı ilk yarısında Türkiye’de satılan konut sayısı %3,7 oranında artış ile 654 bine yükseldi. Konut satışlarında yaşanan artışlara istinaden açıklama yapan Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün; “Türkiye dünya üzerinde depremden etkilenen ve etkilenecek olan ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Depremin yıkıcı etkilerinin acısını zamanında en derinden yaşadık. Bu yüzden konut satın alırken “kaliteli beton” kullanılan yapıları tercih etmek en öncelikli nitelik olmalıdır” diyerek önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektörü konut satışlarındaki artışlarla büyüme ivmesini bu yılda sürdürüyor. TÜİK tarafından son açıklanan verilere göre, Son açıklanan verilere göre, 2017 yılı ilk yarısında Türkiye’de satılan konut sayısı %3,7 oranında artış ile 654 bine yükselmiş, yine aynı dönemde İstanbul ilindeki konut satışları %2,5 azalarak 114 bin olmuştur.

Konut Alırken Deprem Gerçeğini Unutmamak Gerekiyor

Konut satışlarında artan rakamlar doğrultusunda alıcılar için önemli açıklamalarda bulunan Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün,konut alımlarında konfor, lokasyon gibi özeliklerden daha önce depreme dayanaklı binalara odaklanılmasını önemle belirtti. Türkiye’nin önemli deprem bölgelerini bünyesinde bulundurduğunun altını çizen Tüzün, yapılan araştırmalara göre konut satın alan müşteriler, inşatta kullanılan beton konusunda bilinçli olmadığını belirterek: “Unutmamak gerekir ki, yapının temeli, tasarımı ve kullanılan malzemelerin sağlamlığı gibi etkenler de depremin gücüne karşı dayanıklılık açısından önem taşır.İnşaatlarda beton kalitesine çok önem gösterilmelidir. Yapı denetim yasasında belirtilen gerekliliklere firmalar uymak zorundadır. Ayrıca konut firmaları güçlü mühendislik hizmeti alan, kalite kontrol birimi en iyi şekilde yapılandırılmış,projeleri tercih etmeliler” dedi.

Nef, Novu markasıyla klasik öğrenci yurtlarını unutturuyor

Hayallerin ötesinde bir yaşam alanı sunan Nef, Novu markasıyla klasik öğrenci yurtlarını unutturuyor. İlk yatırımını Merter’de hayata geçiren ve öğrenciler tarafından büyük bir ilgi gören Novu, bu sene de kayıt haftasında yoğun ilgiyle karşılaştı.

Nef, öğrenciler akademik çevre ve genç profesyoneller için geçen yıl hayata geçirdiği Novu markasıyla yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Geçen sene Nef çatısı altında Merter’de hayata geçen 840 yatak kapasiteli Novu, ilk yılı olmasına rağmen yüzde 95 dolulukla eğitim sezonunu kapatmıştı. Bu sene kayıt haftasında da benzer ilgiyle karşılaşan Novu’ya 25’in üzerinde farklı üniversiteden öğrenciler kayıt yaptırmak için sıraya girdi.

Lüksü ve özgürlüğü gençler için ulaşılabilir kılmayı amaçlayan Novu’nun Genel Müdürü Kahraman Yiğit, “Geçen yıl 25 farklı üniversiteden öğrenci aldık. Bu senede gelen taleplere bakıldığında benzer bir tablo ile karşılaştığımızı görüyoruz. Çünkü söz verdiğimiz gibi lüksü ulaşılabilir kılıyor, öğrencilerin konakladığı mekanı aynı zamanda bir vizyonla besliyoruz” diye konuştu.

Tek kişilik, iki kişilik ve dört kişilik oda seçenekleriyle, öğrencilere toplamda 7 farklı tipte alternatif sunan Novu’da, fiyatların 1.195 TL ile 2.795 TL arasında değiştiğine dikkat çeken Kahraman Yiğit, bu fiyata ısıtma, soğutma, su, internet, üniversiteye direk servis, temizlik ve güvenlik hizmetlerinin de dahil olduğu bilgisini verdi.

Öğrencilerin yaşam standardını yükseltecek

Novu’nun öğrencilerin yaşam standartlarını yükselttiğine dikkat çeken Yiğit, Novu’yla öğrencilerin kettle’larda makarna pişirdiği, ütülerin üstünde pizza ısıttığı günlerin geride kaldığını kaydetti. İç ve dış alanda yer alan 200 güvenlik kamerası ile yüksek güvenlik önlemleriyle dikkat çeken Novu’da öğrencilerin keyifle zaman geçirebileceği özel tasarlanmış ortak sosyal alanlar, kafeler, kat mutfakları, restoranlar, özel mutfaklar, çalışma odaları ve hobi alanları yer alıyor. İlk projesiyle, daha çok öğrencilere yönelik ancak ‘genç bir yaşam alanı’ olan Novu’nun önümüzdeki dönemde genç profesyonelleri de kapsayan farklı lokasyonlarda şubeleri de olacak.

İkinci Novu Sütlüce’de hayata geçecek

Öğrenciler tarafından yoğun ilgi gören Novu’nun şimdi de Sütlüce’de 600 yatak kapasiteli ikinci yurdu için geri sayım başladı. Sütlüce’de başlayacak proje ile ilgili bilgiler veren Novu Genel Müdürü Kahraman Yiğit, yeni öğrenci yurdunun da Merter’deki gibi metrobüse yürüme mesafesinde olacağını belirtti. Bu yatırımın Eylül 2019’da hayata geçeceğini açıklayan Yiğit, “Yurt projelerini hizmetle zenginleştirilmiş bir gayrimenkul yatırımı olarak değerlendiriyoruz. Öğrenci nüfusunun yoğun ve arsa arzının sınırlı olduğu illerde yurt ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Geçen yıl Merter’deki ilk öğrenci rezidansımızı açarken de söylediğimiz gibi hedefimiz 750 milyon lira yatırımla 10 proje ve 15 bin yatak kapasitesine ulaşmak. Bu hedef doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz.” dedi.

Dünyada ve Türkiye’de gençlerin ihtiyaç ve beklentilerini tam anlamıyla karşılayacak ve onların hayatlarına değer katacak bir markanın olmadığını gördükleri için bu alanda yatırımlara devam edeceklerini belirtti.

Avrupa’nın en büyük öğrenci ülkesi

► Türkiye Avrupa’nın en büyük öğrenci ülkesi konumunda.

► Türkiye’de üniversite öğrencisi nüfusu 3,5 milyona ulaşıyor.

► İstanbul, Londra ve Paris’i geride bırakarak Avrupa’nın en büyük üniversite öğrencisi şehri oldu.

► İstanbul üniversite öğrencisi nüfusunda 582 bine ulaştı.

NEF Hakkında

Nef, Timur Holding’in bünyesi altında yer alan bir gayrimenkul markasıdır. 2010 yılından bu yana en küçük alanları değerlendirerek yaşama katan ve insanlar için ince düşünülmüş yaşam alanları tasarlamayı amaçlayan Nef, bu hedefle çıktığı yolda kısa sürede büyük işlere imza attı. Türkiye’de ve dünyada 6 ülkedeki büyük metropollerde sektörel ihtiyaçları analiz etmek için uzman kişi ve kurumlarla çeşitli anketler ve araştırmalar yapan Nef, hedef kitlenin beklentilerine en uygun şekilde tasarımı odak noktası haline getirerek çalışmakta ve gayrimenkul sektörüne yeni bir soluk kazandırmak için satıştan pazarlamaya bütün katma değer zincirini yeniden tasarlamaktadır. Dünyanın en iyi 10 mimarlık firmasından 4’ü ile aynı anda çalışan dünyanın sayılı gayrimenkul firmasından biri olan Nef, projelerinde iç mekan ve dış cephenin yanı sıra elektrik anahtarlarından kapı kollarına kadar en ince ayrıntılarda bile tasarımı ön planda tutmakta ve dünyaca ünlü tasarımcılarla çalışmaktadır.

 

Vekon, depreme karşı hafif çelik yapı sistemini öneriyor

Vefa Holding İcra Kurulu Başkanı Turan Koçyiğit, depreme dayanıklılığı, estetiği, konforu, yüksek izolasyon değerleri ile hafif çelik yapı sisteminin deprem kuşağında yer alan Türkiye için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Birçok yıkıcı deprem yaşayan ülkemiz son olarak 17 Ağustos, 12 Kasım 1999 ve 2013 Van depremleriyle sarsıldı. Halen ülkemizin belli bölgelerinde depremler olmaya devam ediyor. Bu depremlerde gösterdi ki yüzde 92’si deprem kuşağında yer alan Türkiye’de binaların depreme karşı güvenli bir şekilde inşa edilmesi çok büyük önem taşıyor. Vefa Holding İcra Kurulu Başkanı Turan Koçyiğit, depreme dayanıklılığı, estetiği, konforu, yüksek izolasyon değerleri ile hafif çelik yapı sisteminin deprem kuşağında yer alan Türkiye için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Türkiye’de 1999 depreminden sonra gelişmeye başlayan hafif çelik yapı sektörünün halen çok fazla bilinmediğini hatırlatan Koçyiğit, hafif çelik yapıların betonarme yapıdan çok daha güçlü olduğunun altını çizdi.

Depreme karşı çok dayanıklıdır

Hafif çelik yapıların kentsel dönüşüm için de çok doğru bir çözüm olduğunu ifade eden Koçyiğit, şöyle devam etti: “Çünkü bu yapılar esnek yapısı ile depreme karşı çok dayanıklıdır. Esnek yapısı, mimari çizimleri kolaylaştırır ve özel tasarımlara imkân tanır. Ön üretimli yapısal çelik ürünler sadece cıvata bağlantısı ile monte edilir. Ürün montajını hızlandıran bu özellik, yapısal çelik ürünlerin alternatiflerine kıyasla çok daha kısa sürede inşa edilmesini sağlar. Çelik, geri dönüşümlü bir malzeme olduğu için yapısal çelik sistem çevreyi korur.

Ön üretim, inşa sürecinin her aşamasını denetim altında tutmayı sağlar. Üretimin her aşamasının denetlenmesi, şantiyedeki olası aksaklıkları ortadan kaldırır. Yapısal çelik ürünler, cıvata bağlantısı dışında bütün işlemleri tamamlanış olarak şantiyeye sevk edildiği için zaman kaybı yaşanmaz.”

Hafif çelik yapı sistemi Türkiye’de kabul gördü

Koçyiğit, Vekon olarak prefabrike yapı, yaşam konteyneri, hafif çelik yapı ve yapısal çelik binaların tasarım, üretim ve uygulama süreçlerini anahtar teslim hizmet modeliyle tek başına üstlendiklerini belirtti. Ön üretimli yapı sektörünü dünya çapında bir noktaya ulaştırdıklarını dile getiren Koçyiğit, “Vekon, yenilikçi üretim ve hizmet anlayışıyla hafif çelik yapı sisteminin Türkiye’de kabul görmesini ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Üretim ve hizmet teknolojisini, küresel inşaat sektörünün gelişimine paralel olarak sürekli yenileyen Vekon, çeliği estetik ve konforla birleştirmeyi başararak yaşam alanı inşasına yepyeni bir soluk kazandırmıştır” dedi.

Vekon’un hafif çelik yapı üretiminde kullandığı tüm malzemeler oldukça hafif olduğunun altını çizen Koçyiğit, “Bu da bina yükünü azaltarak her türlü zemine bina inşasını olanaklı kılar. Çeliğin ahşaptan 21, betonarmeden 10 kat daha esnek olması, farklı özelliklere sahip zeminlerde yine çeliği avantajlı konuma taşıyan bir özelliktir. Özellikle deprem güvenliği açısından risk taşıyan bölgelerde, çelik, hayat kurtaran bir yapı sistemidir. Vekon hafif çelik yapılar sökülebilir, taşınabilir ve tekrar monte edilebilir özelliktedir. Bu da malzeme israfını tamamen ortadan kaldırır ve maliyet avantajı sağlar” diye konuştu.

Yurtiçi ve yurtdışında geniş yelpazede çözümler sunuyor

Yurt içi ve yurt dışında birçok büyük çaplı projeye imza atan Vekon; Venezuela’da 1.800 konut, Somali’de 200 yataklı hastane, Antalya’da 40 adet otel villaları, Gabon’da 568 adet toplu konut ve araştırma – eğitim merkezi, İstanbul’da hobi evleri, Kilis ve Urfa’da okullar ve sosyal tesis binaları, farklı şehirlerdeki satış ofisleri, yurt binaları gibi çok geniş yelpazede çözümler sunuyor. Depremlerin hemen ardından depremzedeleri hayata bağlayacak Acil Yerleşim Üniteleri ve yaşam konteynerleri kuran Vekon, Maraş’ta ve Osmaniye’de yaşam konteynerleri yaparak teslim etti. Acil Yerleşim Üniteleri, afet sonrası barınma başta olmak üzere acil konaklama ihtiyacının kolay ve hızlı bir şekilde giderilmesi amacıyla geliştirildi.

​Yamaç Paraşütü Festivali, İnegöl’de gökyüzünü rengarenk yapacak!

İnegöl’ün saklı güzelliklerine gökyüzünden bakmak isteyen maceracı yamaç paraşütü profesyonelleri, Pazar günü festival heyecanı ile gökyüzünü heyecanla dolduracak!

İnegöl’ün Doğa Sporları ve Turizm Merkezi (DOSTUM) desteği ile 20 Ağustos Pazar günü yamaç paraşütü festivali düzenleniyor.

İstanbul, Çanakkale, İzmir, Muğla gibi Türkiye’nin dört bir yanından gelecek olan yamaç paraşütü tutkunları, Türkiye’nin en güvenli ve üç yöne kalkış sağlayan ilk ve tek tepesi olan Aktaş Tepe’den uçarak gökyüzünde buluşacak.

Uludağ’ın eteklerindeki Kıran ve Çiftlik mahalleleri üzerinde bulunan 2232 rakımlı Aktaş Tepe, uçuş tutkusuyla macerayı birleştirmek isteyen adrenalin tutkunlarını gökyüzünde bir araya getirirken, bu görsel şöleni izlemek isteyenleri de İnegöl’de buluşturuyor.

Yamaç paraşütü yapmayı seven tüm profesyoneller sabah saat 08.00’de İnegöl DOSTUM’da buluşarak özel araçlarla ücretsiz olarak Aktaş Tepe’ye çıkarıldıktan sonra atlayışlarını gerçekleştirecekler. Festivale katılmak isteyen herkes www.dostum.org.tr adresinden ve 0224 777 0550 numaralı telefondan kayıt yaptırarak, bu heyecan dolu günde gökyüzündeki şölene katılabilir.

Dönüşümü kalitemizi yükseltecek bir fırsat olarak görmeliyiz

“Kentsel dönüşüm sürecini, toplumun yaşam kalitesini yükseltecek bir fırsat olarak görmeliyiz”

GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Unutmamamız gerekir ki, ‘İnsanları deprem değil binalar öldürüyor.’ Deprem kuşağında yer alan ülkemizde depreme hazırlıklı olmak için güvenli ve kaliteli yapılaşma anlayışıyla hereket etmeliyiz. Can ve mal kaybının önüne geçilmesi amacıyla hayata geçirilen ve bugün vazgeçilmez bir zorunluluk olarak gördüğümüz kentsel dönüşüm sürecini, toplumun yaşam kalitesini yükseltecek bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz” dedi.

Ege Denizi’nde son dönemde art arda meydana gelen depremlerin, ülke olarak deprem kuşağında yaşadığımız gerçeğini topluma bir kez daha hatırlattığını belirten GYODER Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Feyzullah Yetgin, “2017 yılında yaşadığımız bu depremler, deprem yönetmeliklerine uygun şekilde projelendirilerek inşa edilen binaların ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

Türkiye genelinde konut fiyatları %0.74 oranında yükseldi

Temmuz ayında yeni konutların yarısı senetle satıldı

Türkiye genelinde konut fiyatları %0.74 oranında
yükseldi, en çok artış %2 ile Aksaray’da yaşandı

Türkiye İş Bankası’nın desteği ile hazırlanan ‘REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi’ ve ‘REIDIN Emlak Endeksi’ Temmuz ayı sonuçları açıklandı. ‘REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi’ne göre, Temmuz ayı fiyat artışı, bir önceki aya göre %0.29, geçen yılın aynı dönemine göre ise %3.41 oranında gerçekleşti. Satışlarda banka kredisi kullanım oranının %30, peşinatın %20, senet kullanım oranının %50 olduğu Temmuz ayında, stok erime hızı %3.7 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde 68 ili kapsayan ‘REIDIN Emlak Endeksi’ Temmuz ayı sonuçlarına göre ise konut fiyatlarında, bir önceki aya göre %0.74 oranında artış yaşandı. Temmuz ayında konut satış fiyatlarının en fazla yükseldiği şehir %2 ile Aksaray, en çok azaldığı şehir ise %0.37 oranı ile Kars oldu.

İş Bankası Bireysel Krediler Müdürü Recep Haki, İş Bankası’nın 2017 Haziran sonu itibarıyla ulaştığı 19,5 milyar TL tutarındaki ev kredisi hacmi ile yılsonuna kıyasla %10,5 oranında gelişme gösterdiğini ve elde ettiği %11,6’lık pazar payı ile sektörün önemli bir oyuncusu olma özelliğini sürdürdüğünü vurguladı. Haki, şöyle dedi: “İş Bankası, müşterisi olsun ya da olmasın ev sahibi olmak isteyen kişilerin gelir durumlarına uygun farklı geri ödeme planları içeren zengin ev kredisi seçenekleri ile bu alanda yatırımlarına devam ediyor. Hatta Anında Ev Kredisi ile Türkiye’de ilk kez ev kredisi başvuru sürecinden tahsis sürecine kadar olan tüm süreci dijitalde başlatıp dijitalde neticelendirebiliyor.

Yeni konutların fiyatı Temmuz’da %0.29 arttı

İş Bankası’nın desteği ile hazırlanan REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi’nde, Temmuz ayında bir önceki aya göre %0.29 oranında artış gerçekleşirken, geçen yılın aynı dönemine göre %3.41 ve endeksin başlangıç dönemi olan 2010 yılı Ocak ayına göre ise %75.70 oranında artış yaşandı. Temmuz ayında İstanbul Asya yakasında yer alan markalı konut projelerinde %0.11 oranında; İstanbul Avrupa yakasında yer alan markalı konut projelerinde %0.35 oranında fiyat artışı oldu. Endeksin başlangıç dönemine göre ise İstanbul Asya yakasındaki projeler Avrupa yakasına kıyasla 10.9 puan fazla artış gösterdi.


Konut satışında senet kullanımı oranı %50

Temmuz ayında yeni konut satışlarında peşinat kullanım oranı Haziran ayına göre 1 puan azalarak %20, senet kullanım oranı da 2 puan gerileyerek %50 olarak gerçekleşti. Banka kredisi kullanım oranı ise 3 puan artarak %30’a çıktı.

Stok erime hızı arttı: %3.7

Temmuz ayında satışı gerçekleştirilen konutların %29’u bitmiş, %71’i ise bitmemiş konut stoklarından oluştu. Haziran ayına göre stok erime hızı, adet bazlı 1 puan artarak %3.7, metrekare bazlı ise 0.7 puan artarak %3.2 oranında gerçekleşti.


Büyük alanlara sahip konutların satışında yükseliş var

Bir önceki aya göre, 1+1 konut tipi satışının %0.06 oranında arttığı Temmuz ayında, 2+1 konut tipinde %0.34, 3+1 konut tipinde %0.34 ve 4+1 konut tipinde %0.13 oranında artış yaşandı. 51-75 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda %0.06 oranında artış yaşanan Temmuz ayında, 76-100 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda %0.35 oranında, 101-125 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda %0.33, 126-150 metrekare büyüklüğe sahip konutlarda %0.23, 151 metrekare ve daha büyük alana sahip konutlarda %0.13 oranında artış görüldü.


Yabancılara satış oranı %4

Markalı konut projelerinde gerçekleştirilen satışların %4’lük oranı yabancı yatırımcılara yapıldı. Tercih noktasında ağırlıklı olarak 1+1 özellikteki konutların öne çıktığı gözlendi. Son 6 aylık ortalamanın %6 olduğu yabancı yatırımcılara satışlar, Mart’ta %10, Nisan ve Mayıs’ta %6, Haziran’da ise %5 olarak gerçekleşmişti.

İŞ BANKASI DESTEĞİ İLE ENDEKSTE 104. SAYI

İş Bankası’nın desteği ile hazırlanan Türkiye genelinde 68 şehrin tamamını kapsayacak nitelikteki Türkiye Satılık Konut Fiyat Endeksi, 104. Sayısı ile gayrimenkul sektörünün nabzını ölçmeye devam ediyor. REIDIN Emlak Endeksi sonuçlarına göre; Temmuz ayında, bir önceki aya göre %0.74 oranında ve geçen yılın aynı dönemine göre ise %10.42 oranında artış gerçekleşti.

Konut satış fiyatlarının en çok yükseldiği şehir Aksaray

Temmuz ayında metrekare başına konut satış fiyatları %2 oranında artan Aksaray, fiyatların en çok yükseldiği şehir oldu. Aynı dönem içerisinde konut satış fiyatlarının en çok azaldığı şehir ise %0.37 oranı ile Kars oldu.

Yıllık artışta ilk sırada Balıkesir geliyor

Yıllık artış oranları değerlendirildiğinde, Temmuz ayında satılık konut fiyatlarının en çok yükseldiği ilk 5 il; Balıkesir (%27.14), Çanakkale (%22.04), Bursa (%21.52), Tekirdağ (%20.99), Zonguldak (%20.56) oldu.

En yüksek kira artışı Bursa’da yaşandı

Türkiye genelinde 68 ilin tamamını kapsayacak niteliğindeki Türkiye Kiralık Konut Fiyat Endeksi’nde ise bir önceki aya göre %0.73 ve geçen yılın aynı dönemine göre %3.87 oranında artış gerçekleşti. Metrekare başına konut kira değerleri %2.49 oranında artan Bursa, Temmuz ayında kiraların en çok yükseldiği şehir oldu. Aynı dönem içerisinde konut kira değerlerinin en çok azaldığı şehir ise %2’lik oran ile Uşak oldu.

Kiralık konut fiyatlarının yıllık bazda en çok yükseldiği 5 şehir ise sırasıyla; Aydın (%21.58), Balıkesir (%21.39), Yozgat (21.28), Tekirdağ (%14.86) ve Çorum (%14.48) oldu.

En yüksek yıllık kira getirisi Aydın, Van ve Bilecik’te

Amortisman süresi bakımından, satın alınan evlerin kiraya verildiğinde alış fiyatını en kısa sürede karşılayabildiği illerin başında, Temmuz ayı itibarıyla Aydın, Van ve Bilecik geldi

TMB: İmar mevzuatı yeni baştan ele alınmalı

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin 17 Ağustos Depremi’nin 18. Yıldönümünde yayınladığı açıklamada, Türkiye topraklarının yüzde 98’inin deprem riski altında olduğu hatırlatılarak deprem odaklı kentsel dönüşümün vazgeçilmez bir zorunluluk olduğu kaydedildi.

TMB Yönetiminin, kentsel dönüşüm konusunda, hükümet tarafından atılmakta olan doğru adımları desteklediği belirtilen açıklamada, Birliğin İnşaat Sektörü Bildirgesi’nde de vurgulandığı üzere, “İmar mevzuatı yeni baştan ele alınmalı; imar değişikliği uygulamaları kamu vicdanını zedeleyen, kişilere özel değerlendirmelerden arındırılmalı” denildi.

Deprem yönetmeliğine uygun yapılan binalardaki asansörler daha güvenli


Asansör sektörünün öncü firması Otis Türkiye, deprem kuşağında yer alan Türkiye’da daha güvenli asansörlere sahip olunması için binaların deprem yönetmeliğine göre inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekti.


17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yapan Otis Türkiye Genel Müdürü Özgür Aren, “Deprem yönetmeliğine göre yapılmış bir binanın içerisindeki asansör sistemleri de güvenli olur. Doğru altyapı, sistem ve teknik gereklilikler sağlanarak inşa edilen projelerde kullanılan malzemelerin kalitesine verilen önemin artmasıyla kullanıcıların emniyetine verilen önem de artar” dedi.

Deprem yönetmeliğine uygunluğun daha proje aşamasında gündeme alınması gerektiğini ifade eden Özgür Aren, “Hayatımıza son dönemde giren bir başka düzenleme ise TS EN 81-77 Deprem Standardıdır. Bu standart, asansörlerin hareketli parçalarının deprem esnasında yolculara veya binaya olası zararlar vermelerini engellemek için dizayn edilmiştir. Standartta belirtilen koşullar proje çizim aşamasından montaj, bakım ve denetim aşamasına kadar eksiksiz yerine getirilmelidir. Deprem anında asansörlerin davranışlarına ilişkin standardın tüm sektör tarafından doğru uygulanması ve denetiminin yapılması olası riskleri ortadan kaldırır” diye konuştu.

Özgür Aren, asansörlere yönelik düzenleme ile Eylül’de yeni uygulamaya geçileceğini belirterek, “Düşey sirkülasyon sistemleri, emniyet ve binalardaki doğru trafiğin sağlanması konusundaki en kritik sistemlerdir. 01 Eylül 2017’den itibaren hayatımızda yer alacak TS EN 81-20/50 standartı, hem sistem üreticisinin hem de bina sahiplerinin uygulamalarındaki emniyet parametrelerini arttırıyor. Sektörü kuran ve 165 yıldır lideri olan Otis için bu durum oldukça memnuniyet verici” dedi.

Otis Türkiye olarak, sektörün en büyük sıkıntısının denetim olduğunu her platformda dile getirdiklerini kaydeden Özgür Aren, şöyle konuştu: “Sektörde faaliyet gösteren çok sayıda firma olduğu için ‘denetim’, ciddiyetle ele alınması gereken bir konu. Çünkü uygun ve doğru bir şekilde yapıldığında ve kullanıldığında asansör dünyanın en güvenli ulaşım aracıdır. Kullanıcılara öneride bulunmak istiyorum; ‘Markayı doğru seçerseniz, denetimler de firma ile birlikte gelir.’ Önemli olan kamu denetiminin dışında, firmaların da kendi otokontrolünü sağlamasıdır. Biz Otis Türkiye olarak, otokontrole inanıyoruz ve tüm denetimleri kendimiz de yapıyoruz.”